Macron’a ateş püskürdü: Diz çökmekten rahatsız olmuyor, Fransızları sattı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 5 günlük bir ziyaret için Salı sabahı Fransa’ya gelen ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i Elysee Sarayı’nda kabul etti.

Macron ve Harris, Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı 56 milyar avroluk denizaltı sözleşmesinden vazgeçerek, ihaleyi ABD’ye vermesi üzerine yaşanan krizin ardından, “ABD ve Fransa arasında yeni bir dönemin başındayız” mesajı verdi.

Macron-Harris görüşmesini bir makalesinde değerlendiren Kanada asıllı Fransız köşe yazarı Rachel Marsden, Macron’un ülke çıkarlarını feda ettiğini ileri sürerek isyan etti.

Marsden, ‘Popülaritesi şu anda tüm ABD başkan yardımcıları arasında %27,8 ile tarihin en düşük seviyesinde olan Harris’le birlikte yürüyen Macron, “Fransız halkı sizi ağırlamaktan son derece gurur duyuyor” dedi. Pekala, Fransız topraklarında her gün “Fransız halkı” ile temas halinde olan biri olarak, onunla gurur duymak şöyle dursun, Harris’in ülkede olduğunun fark edildiğini bile söyleyemem.’ dedi.

‘MACRON ABD’NİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKEMKTEN HİÇ RAHATSIZ OLMUYOR’

Marsden’e göre Macron, Amerikan çıkarlarının önünde diz çökme fikrinden hiç rahatsız olmuyor. Eski Sosyalist Parti başkanı Francois Hollande’ın ekonomi bakanı olan Macron, Fransız sanayi devi Alstom’un enerji bölümünü Amerikan çokuluslu ve savunma yüklenicisine devrederek ülkenin nükleer teknik bilgisinin General Electric’e satışına izin verdi.

Marsden makalesinde şu ifadelere yer verdi:

Macron ve Harris şimdi, ideolojik ortak zeminlerinin ‘tanıtımından’ biraz daha fazlasıyla Fransız halkının tamamen mahvolmasını örtbas etmeye çalışıyor gibi görünüyorlar. Ve bu ideoloji en iyi şekilde “küresel düzen” olarak tanımlanabilir.

Macron ve Harris’in ortak bir yanı varsa, o da nihayetinde ABD’nin önderliğindeki ve dikte edilen dünyaya ilişkin ortak görüşleri ve ABD seçkinleri için ‘en iyisi’ olana dek çıkarları. Açık olmak gerekirse bu çıkarlar3, Amerikan halkının çıkarlarıyla da uyuşmuyor.

Macron, ABD’nin Fransa’nın davranışlarından açıktan ya da gizliden herhangi bir yansıma olmaksızın müsamaha göstereceğinden neden bu kadar emin? Macron’un kendisi Harris’in önünde iki ülke arasındaki iş birliğinin “kesinlikle” olduğunu söyledi. Umarım Macron, aynı zamanda Fransa’nın denizaltı fiyaskosuna sessiz tepkisini de açıklayacaktır.

‘BU FRANSA’NIN HER ZAMAN KAYBEDECEĞİ BİR YARIŞ’

Paris’in, Afrika’nın Sahel bölgesi gibi yerlerde sürekli olarak Amerikan iş birliğine güvenmek zorunda kalması halinde, asla Washington’dan bağımsız kararlar alamayacağını belirten Marsden. ‘Dış görevler için ABD’ye aşırı güvenmek, aynı zamanda, sonunda iki ülkenin de aynı yerlerde nüfuz için rekabet etmesi anlamına geliyor. ABD’ye bağımlı gibi davrandığı sürece, bu Fransa’nın her zaman kaybedeceği bir yarış.’ dedi.

star.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir